Ana Sayfa EKONOMİ, KENT, MANŞET, SİYASET, SÜRMANŞET 6 Ekim 2017 36 Görüntüleme

‘Zorunlu’ arabuluculuk işçiyi mağdur eder

AKP’nin son OHAL düzenlemesi ile getirilmek istenen zorunlu arabuluculuk sisteminin işçiyi mağdur edeceğini açıklayan CHP Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Akın, oysa İş Hukuku’nun öncelikli hedefinin işveren karşısında zayıf olan işçiyi koruma amaçlı olması gerektiğini söyledi.

CHP Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Akın TBMM Genel Kurulu’nda İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı hakkında konuşma yaptı. Akın, bu yasayla işçilere “zorunlu” olarak arabuluculuğun dayatılmasının sosyal devlet anlayışına aykırı olduğunu, İş Hukuku’nun öncelikli hedefinin işveren karşısında zayıf olan işçiyi koruma amaçlı olması gerektiğini söyledi.

15 MİLYON İŞÇİ HAK ARAMA

MÜCADELESİNDEN YOKSUN KALACAK

Akın’ın konuşmasından satır başları şu şekilde; “Her ne kadar adı “İş Mahkemeleri” Kanun Tasarısı olarak bilinse de İş Hukuku’ndan oldukça uzak bir yasa tasarısı görüşüyoruz. Kamuoyunda “arabuluculuk yasası” olarak bilinen bu yasa ile 15 milyon işçi AKP’nin OHAL düzenlemeleriyle hak arama mücadelesinden yoksun kalacak. Arabuluculuğun zorunlu hale gelmesiyle zayıf konumundaki işçi, durumuyla ölçülemeyecek derecede güçlü işveren karşısında arabulucu huzurunda bir anlaşmaya zorlanıyor. Her ne kadar, başvuru sonrasında çözüm zorunlu olmasa da bu sürenin zayıf konumdaki işçi aleyhine işleyerek, işçinin hak kayıplarıyla sonuçlanması kuvvetle muhtemeldir.

Türkiye’de binlerce uyuşmazlık konusu varken iş uyuşmazlıklarının zorunlu olarak arabulucuya havale edilmesi hükümetin yıllardır uyguladığı sendikasızlaştırma politikasının bir sonucudur. Anayasamızda da belirtildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir ve sosyal devletin bir gereği olarak da zayıf durumdaki işçi korunmak zorundadır. İş Hukuku da işçiyi koruma felsefesine göre düzenlenmiştir.

Yapılacak olan yeni düzenlemenin lafzi olarak da ruhuyla da işçilerin haklarını koruması anayasal bir zorunluluktur. Dolayısıyla, güçlü işveren karşısında zayıf işçinin korunmaya muhtaç olduğu ya da “silahların eşit”  olmadığı iş hukuku uyuşmazlıklarında, zorunlu arabulucuya gidilmesi kabul edilemez.

“OHAL’i iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz “ diyen AKP Genel Başkanı iktidarın kimin tarafında olduğunu açıkça belirtmiştir. OHAL’den bir kişi bile mağdur olmamıştır deseler de 15 milyon işçinin bu yasa ile mağdur olacağı açıktır.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınlamış olduğu Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre; 2016’da bir önceki yıla göre, en zengin yüzde 20’nin milli gelirden aldığı pay 0.7 puan artarak yüzde 46.5’ten yüzde 47.2’ye ulaştı.

Bu rapor  “zenginin zengin, fakirin daha da fakir hale gelmesinin AKP sayesinde bir Türkiye gerçeği olduğunu gösteriyor. Büyümeden sadece işçi ve emekçilere pay vermeyen AKP hükümeti, bu politikalarıyla hem işçileri hem de Türkiye’yi mağdur ediyor.

Uluslararası arenada da iktidarın işçi ve sendikal haklardan yana politikaları eleştiri konusudur. OHAL sürecinde yaşanan haksız hukuksuz ihraçlar, açığa almalar ve sendikal hakların engellenmesi nedeniyle ILO’nun 10. Avrupa Bölge Toplantısı’na uluslararası birçok sendika katılmayarak AKP’yi protesto etti. AKP hükümeti maalesef politikalarıyla uluslararası arenada ülkemizin saygınlığını kaybetmesine neden oluyor.

İKTİDARI İŞÇİLERİ MAĞDUR ETMEYECEK

BİR DÜZENLEME YAPMAYA DAVET EDİYORUM

İktidarı en azından bu konu da işçilerimizi mağdur etmeyecek bir düzenleme yapmaya davet ediyorum. Hali hazırda 15 milyon civarında işçinin bulunduğu ülkemizde 1950 yılından beri yürürlükte olan İş Mahkemeleri Kanunun yeni, gelişme, ihtiyaç ve düzenlemelere paralel bir şekilde güncellenmesi en doğrusu olacaktır.

İşçinin korunması ilkesi ile işletmenin korunması anlayışı arasında yeni bir denge arayışını anlayışla karşılamakla birlikte, işçinin korunması ilkesinin göz ardı edilmesi veya terk edilmesi asla doğru değildir.

ARABULUCULUK TARAFLARIN

EŞİT OLDUĞU HALLERDE GEÇERLİDİR

Genel olarak ifade etmek gerekirse, arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık yöntemleri, “tarafların eşit olduğu” hallerde geçerlidir. Şayet işçi-işveren arasındaki dava ve uyuşmazlıkların yargıyı bu derece meşgul etmesi istenmiyorsa yapılacak olan bellidir; çalışma hayatının etkin bir şekilde ve yeterince denetlenmesi, taşeron uygulamasının istisnai hale getirilmesi, etkin bir sendika ve toplu sözleşme düzeninin kurulması  gibi çalışma koşullarının adil bir şekilde düzenlendiği durumlarda zaten yargı üzerindeki yük ortadan kalkmış olacaktır. Arabuluculuk, yargının iş yükünü azaltan, uyuşmazlıkları uzlaşma ve sulh içinde çözen, tüm sorunları bir çırpıda ortadan kaldıran sihirli bir formül değildir.

Bu düzenleme bu haliyle ülkedeki toplumsal adaletsizliğe ve yargının sorunlarına çözüm olamayacağı gibi işçilerin ve emekçilerin aleyhine yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olacaktır.”

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Canlı Maç İzle Canlı Bahis