Ana Sayfa GÜNCEL, KENT, KÜLTÜR - SANAT, MANŞET, SÜRMANŞET 24 Mayıs 2018 21 Görüntüleme

Çağdaş din diline ihtiyacımız var

Türkiye’de ilk kez yapılan ve iki gün süren “Din Dili Çalıştayı” sona erdi. Çalıştayın sonuç bildirgesini çalıştayı düzenleyen kurumların paydaşları ortak bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Burada konuşan Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Mehmet Bayyiğit, farklı konuların ele alındığı çalıştayda özetle din dilinin çağdaş insana hitap edecek şekilde güncellenmesi gerektiğini söyledi.

 

 

Din Dili Çalıştayı 5-6 Mayıs tarihleri arasında yoğun bir katılım ile Balıkesir Ayvalık İlçesindeki Cunda Uygulama Otelinde gerçekleştirildi. Geleceğe ışık tutması açısında önemli sonuçların elde edildiği çalıştayın sonuç bildirgesini çalıştayı düzenleyen kurumların paydaşları birlikte yaptı. Basın toplantısına Balıkesir Üniversitesi adına İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Mehmet Bayyiğit, İl Müftülüğü adına Balıkesir İl Müftüsü Ramazan Topcan, İmam Hatip Okulları Platformu adına platform Başkanı Halil Taş ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığını temsilen ise Derya Solak katıldı.

Toplantıda ilk olarak konuşan Balıkesir İl Müftüsü Ramazan Topcan, çalıştayın verimli geçtiğini ve benzer çalışmaları paydaş kurumlar ile sürdüreceklerini söyledi. Topcan, “İl Müftülüğümüz, İlahiyat Fakültemiz, İmam Hatip Okulları Platformu ve Büyükşehir Belediyemizin koordinasyonunda güzel bir çalışma yapıldı Ayvalık Cunda adasında. Bu günde orada yapılan ve takriben 120 kardeşimizin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayın bu son basın bildirisiyle halkımıza deklare etmek istiyoruz. Bu çalıştayımızın ana konusu din hizmetlerinde ‘Din Dili’ konusu ele alındı. Hakikaten çok güzel sonuçlar elde edildi. Özellikle konunun uzmanı arkadaşlarla paylaşmak amacıyla beraberiz. Ben bu çalışmada tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde özellikle çok güzel çalışmalar ortaya koyduk. Bu yaptığımız üçüncü çalışmaydı ve yaptığımız bütün çalışmalar ses getirdi. Bundan sonrada ortak çalışmalarımız devam edecektir. Bu çalıştayımız bizi heyecanlandırdı. Sonuçları itibariyle çok güzel meyveler aldık” dedi.

ÇAĞDAŞ DİN DİLİNE İHTİYAÇ VAR

Daha sonra konuşan Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Mehmet Bayyiğit ise din dilinin çağdaş insana hitap edilebilecek şekilde güncellenmesi gerektiğini söyledi. Bayyiğit, “Seçim atmosferine girmeden önce Türkiye’nin en önemli gündem maddesini cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle İslam’ın güncellenmesi konusuydu. Burada kast edilen İslam’ın bizati güncellenmesinden ziyade İslami hizmetlerde din hizmetlerinde dinin anlatımında ve sunumunda çağdaş bir din dilini yakalayabilmemizle ilgili temel sorunlarımız vardı. Eğer bu sorunlarımızı apaçık bir şekilde çağdaş insana dini sunumda kullandığımız dilin çok yeterli olmadığını bu konuda ciddi sorunlarımız olduğunu temelde alamazsak çözümler üretemeyiz. Bundan yola çıkarak din anlatımında din dili nasıl olmalıdır? Sorusuna cevap aramak içinde paydaşlarımızla birlikte çok güzel çalışmalara imza attık. 2 gün süren bu çalıştayda çok değerli sonuçlar elde ettik. Türkiye’de bir ilk bu çalıştay.

 

 

ÇAĞDAŞ ÜSLUBU SUNAMZASAK

FETÖ GİBİ SONUÇLAR ORTAYA ÇIKAR

Dinin anlamında sunumunda, eğitiminde bilhassa biz çağdaş din dilini yakalamak zorundayız. Eski usul ve metodolojilerle eski ulemanın söylemleriyle çağdaş insana hitap etmemiz artık mümkün değil. Eskiden kastımız, eski yüz yıllarda ki ulemaların hepsine büyük saygım var. Onlar bin 400 yıllık büyük bir birikimin oluşmasına sebep olan çok önemli zatlar. Onların en önemli özelliği de şu bizim olamadığımız özellik diyelim çok açık bir şekilde. Onlar kendi çağlarında bu çağdaş din dilin yakalayarak kendi çağdaşlarına bunu sunmuşlar ve İslam’ı en güzel bir şekilde anlatmışlar. Onların dinsel problemlerini de çözmüşler. Fakat belirli bir dönem sonra bu çözümlenmiş olan o dönem için geçerli olan problematik diyelim sorular yumağı çünkü bunlar. Fıkıh problemler olabilir, iktisadi problemler olabilir veya ailevi problemler olur. Bugüne getirdiğiniz zaman bunun karşılığını bulamadığımızı görüyoruz. Dolayısıyla bu din dilini bütün İlahiyat fakülteleri bu alanın uzmanları bir araya gelerek mutlaka çağdaş insana hitap edecek şekilde yenilemek ve güncellemek zorundalar bizim kastımız bu. Yoksa İslam’ın asla kendi umdeleri itibariyle bir yenilenmeye asla ihtiyacı yok. Bizim Müslüman olarak sabitelerimiz var bunlarda Kuran ve Sünnettir. Bu Kuran ve Sünnet sabiteleri içinde biz bir metafor oluşturmak zorundayız. Yani ayağımız onlarda olacak, ama bütün dünyayı dolaşacak yeni bir söylem yeni bir üslup yakalamak zorundayız. Bu çağdaş insana bu üslubu yakalayıp sunamadığımız taktirde de din hizmetlerinde veya din eğitiminde beklenen sonuçların alınabilmesi mümkün olmadığı gibi toplumda da bu anlamda ciddi bir kaos meydana gelmekte hatta belki merdiven altı din eğitimi ve benzeri oluşumlarda bu alanı kaplayarak maalesef istenmedik işte son örneğinde FETÖ meselesinde gördüğümüz gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Çünkü din alanı hem kutsal bir alan aynı zamanda da tabiri caizse tehlikeli bir alan. Uzmanlık isteyen bir alandır biz alanın görevlileri olarak artık bir araya gelerek İslam’ı çağın idrakine Mehmet Akif’in dediği gibi en iyi şekilde sunmanın yollarını aramak ve bulmak, çözümlemek zorundayız buna inanıyorum.”

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

1 MAYIS COŞKUSU

1 MAYIS COŞKUSU

Mehmet Gürbüz