Ana Sayfa GÜNCEL, KENT, MANŞET, SON DAKİKA, SÜRMANŞET 19 Nisan 2018 43 Görüntüleme

Performans sistemi öğretmene şiddeti arttırıyor!

Eğitim-Sen Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, Balıkesir’in de pilot bölge olarak seçilerek uygulandığı ve MEB’in uygulamakta ısrar ettiği “Performans Değerlendirme Sistemi”nin öğretmene olan şiddeti arttırdığını iddia etti. Sağdıç, “Bu sistem öğretmenleri mesleki olarak itibarsızlaştırma ve saygınlığı ortadan kaldırma noktasında katalizör görevi görmüştür. Öğretmenler bu konuyu mesleki onurlarına bir saldırı olarak algılıyorlar” dedi.

Eğitim-Sen Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, beraberinde Eğitim-Sen’in Balıkesir yöneticileriyle birlikte Balıkesir’deki okulları gezerek Yeni Orta Öğretime Geçiş Sistemi ve Performans Değerlendirme Sınav Sistemi ile ilgili toplantılar yapıp öğretmenleri bilgilendiriyor. Dün sendika binasında bir basın toplantısı yapan Sadıç, OHAL ve performans değerlendirme sistemini eleştirdi. OHAL’in sona ermesini istediklerini ifade eden Sadıç, ayrıca öğretmen onurunu zedelen performans sisteminin tamamen geri çekilmesini talep etti.

Sadıç, açıklamasında özetle şunları dile getirdi: “Türkiye’de gündem sıkça değişiyor. Biz OHAL’i tartışmak istiyoruz. Meclisten geçti. 7. defa uzatmayla beraber iki yıldır OHAL ile yönetiliyor olacağız. Maalesef OHAL döneminde temel hak ve özgürlüklerimiz kısıtlandı. Sözleşmeli öğretmenlik gibi bir sistem OHAL döneminde getirildi. Kamudan 112 bin kişi ihraç edildi. Dün 3 bin kişinin daha ordudan ihraç edileceğini bunun yanında da diğer alanlarda ihraçların olacağını ifade edildi.

Bizim beklentimiz şudur OHAL’in bir önce kandırılması, yeniden ülkede OHAL’siz bir yaşamın egemen olması, parlamentonun demokratik hak ve işleyişlerinde egemen olması noktasında ayrıca da bu ihraçlara yönelik olarak bir mahkeme kararı alınmayanlar hakkında görevlerine geri gönderilmesi. Biz bu çalışmalarımızı bir erken seçim içerisinde yapıyoruz. Fakat eğitim bu ülkenin geleceğinin en önemli konusu.

Milli Eğitim Bakanlığının getirdiği yeni orta öğretim geçiş sınavı velilerde, öğrencilerde ve öğretmenlerde tam bir kaosa neden oldu. Kabul etmediğimiz kavramlar vardır. Nitelikli okul ilk defa Milli Eğitim içerisine girmiştir. Bu 600 okul daha sonra 1367 okula çevrilmiştir. Bunların hangi ölçütte belirlendiği şuanda meçhuldür. Neye göre belirlendi neden seçildi bu okullar halen bilinmezdir. Akademik başarıya göreyse biz biliyoruz ki daha başarılı okullar var Türkiye’de. Bu sistem bizce 2 şeye hizmet ediyor: Birincisi gerçekten çocuğunu gönderecek okul bulamayan veli, sınavda da başarısız olursa özel okullara yönlendirecektir. Özel okulların 9.sınıfları sanırım tavan yapacaktır. AKP’nin işbaşına geldiğinden beri uyguladığı eğitimde özelleştirme ve piyasalaştırma ile birlikte özel liselerdeki öğrenci sayısında 10 kat, liseye giden öğrenci sayısında 13 kat bir artış olmuştu. Bunu daha da yukarılara çekmek için yapılan bir şey. Bir diğer hedefi de ne yapılırsa yapılsın AKP’nin öz okulları dediğimiz imam hatip okullarındaki doluluk oranı yüzde 31’dir. Bunu daha yukarılara çekmek, üniversite sıralamalarındaki başarı yüzde 17.8’dir. Buraya da biraz daha başarılı öğrencileri çekmek için zoraki bir tutumla öğrencileri belli bir yerlere yönlendirmektir. Bunun kabul edilebilir bir yanı yoktur.

MESLEKİ ONURA SALDIRI!

Bir diğer meselede bu performans değerlendirme sistemi bugünlerde tartışılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı taslak yönetmeliği açıkladı. Bu taslak yönetmelik öğretmenlerde gerçekten büyük rahatsızlık yarattı. Öğretmenlerin beklentileri kendi ekonomik, sosyal koşullarının, özlük haklarının ileriye gitmesi iken öğretmene değer verme noktasında adımların atılması, statüsünün geliştirilmesi gerekirken bu yapılan iş, bir süredir devam eden öğretmenleri mesleki olarak itibarsızlaştırma ve saygınlığı ortadan kaldırma noktasında katalizör görevi görmüştür. Artık öğretmenler daha korumasızdır, mesleki olarak itibarları zedelenmiştir, mesleki onurlarına bir saldırı olarak algılıyorlar bunu. Nitekim bunun yansımasını birkaç gün önce Bursa’da gördük, daha önce Adana’da gördük. Bu tür öğretmene yönelik şiddet olayları  artıyor. Bunu da Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarının yanında son dönemde tartışılan bu performans meselesinin de etkisi vardır. Öğretmenlerin performansa karşı olduğuna dair imzaları Balıkesir’de de toplandı. Bunlar Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim edilmek üzere, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne verildi. Bu hafta içerisinde tüm Türkiye’de bu faaliyet devam ediyor. Bizim de faaliyetimiz devam edecek. Buradan da bir kez daha Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrımı yapıyorum. Bu performans değerlendirme ve aday öğretmenlerin işleyişleri ve sınav yönetmeliği taslağını bir an önce çeksinler. Öğretmenlerin mesleki itibarlarını yükseltecek, statüleri yükseltecek çalışmaları yapsınlar. Ancak böyle Milli Eğitim sisteminde işin içinden çıkarılabilir. Yoksa şu anda Milli Eğitim sistemi dip yapmış durumda. Bir nitelik yitimi söz konusu.

KAVGAMIZ GELECEĞİMİZ İÇİN!

Eğitim Sen olarak bizim AKP ile en büyük kavgamız ‘nasıl bir nesil yetiştirilecek’ kavgasıdır. Bu kavgada da dönüm noktalarından biri bu yeni ortaöğretime geçiş sistemi ve öğretmen performans değerlendirme sistemi. Ben buradan bütün öğretmen arkadaşlarıma, bütün velilerime, eğer gelecekte nitelikli bir eğitim istiyorsak, çağdaş, laik, bilimsel değerlere inanan bir kuşak yetişmesini istiyorsak bu kavgada Eğitim Sen’e, Eğitim Sen’liye ve bilim emekçilerine destek vermeleri ve kendilerini de eylemli olarak ifade etmeleri noktasında bir çağrım var. Yoksa öbür türlü Eğitim Sen üyelerinin verdiği bu kavgayı kaybedeceğiz ve geriye dönüşü de çok mümkün olmayan bir döneme doğru gideceğiz. Henüz yol yakınken Eğitim Sen’in verdiği ‘Nasıl bir nesil yetiştireceğiz’ kavgasına herkes katılmalı.

 

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Mehmet Gürbüz