Ana Sayfa EKONOMİ, GÜNCEL, KENT, MANŞET, SON DAKİKA, SÜRMANŞET, TEKNOLOJİ 27 Aralık 2017 44 Görüntüleme

Ortak talep; kararlığını ispat eden bir REFORM!

Balıkesir Sanayici ve İş Adamları Derneği (BASİAD) Başkanı Abdullah Bekki, 2017 büyüme rakamlarından memnun olduklarını belirterek, 2018 yılında yeni bir atılım süreci başlatılması gerektiğini açıkladı. Bekki, “İyi anlatılmış ve uygulama kararlığını ispat eden bir reform haritası, Türkiye’yi 2018 yılında küresel ekonomik risklerden ve finansal piyasa oynaklığından koruyacaktır” dedi.

BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Bekki, 2017 yılını ekonomik açıdan değerlendirerek, iş dünyasının 2018 beklentilerini açıkladı. Yıl sonu itibariyle yüzde 6-7 büyümenin orta vadede olumsuzluklara yol açabileceğini ifade eden Bekki, önümüzdeki dönemde büyümenin kalitesinde, devamlılığında ve verimlikte dikkat edilmesi gereken alanlar olacağını söyledi.

Başkan Bekki, yaptığı yazılı açıklamada özetle şu ifadelere yer verdi; “Ülkemizin gösterdiği büyüme rakamları iş dünyasında moral ve motivasyon yaratmıştır. Bununla birlikte 2017 yılı, enflasyon ve işsizlik rakamlarının çift hanede seyredeceği bir yıl olacak gibi görünüyor. Öte yandan dış ticaret açığının ilk 10 ayda yüzde 32 artarak 61 milyar dolar olması, cari açığın da 39,3 milyar dolara yükselmesi; her iki alanın da önemli riskler barındırdığını gösteriyor. 2017 yılı içinde Dolar ve Euro kuru artışlarına bakıldığında özellikle paritenin Euro yönlü artışı dikkat çekicidir. 2017 yılında emtia fiyatlarında ve değerli madenlerdeki fiyat artışı ayrıca üretim bazında dikkate değer gelişmeler olarak kayda geçmiştir. Hammadde niteliğindeki önemli emtialar yüzde 30’lara varan artışlar göstermiştir. Türkiye’nin en önemli sorununun bu verilerle enflasyon ve iktisatta ikiz açık olarak dile getirilen dış ticaret ve cari açık olduğu görülüyor”

2018 BEKLETİLERİ!

2018 yılının ekonomik politikalar ve sonuçları açısından birden fazla dengeye dikkat edilmesi gereken hassas bir yıl olacağını düşünüyoruz. 2017 büyümesinin devamlılığı ve Türkiye’nin işsizlik sorunuyla mücadele edebilmesi için yüzde 5’in altına düşmemesi, bu seviyeyi korurken, maliye ve para politikası hedeflerinden uzaklaşmadan, finansal piyasalarda oynaklık yaratmayacak bir hareket alanı açması gerekiyor. Bu durum elbette politika yapıcıları zorlayacak en önemli gelişmeler arasında yer alıyor.

Türkiye’nin hareket alanını genişletebilmesinin yolu, yapısal tarafta verimliliği ve üretkenliği artıracak, potansiyel büyüme hedefini yukarı itecek adımlar atmaktan geçiyor. İyi anlatılmış ve uygulama kararlığını ispat eden bir reform haritası, Türkiye’yi 2018 yılında küresel ekonomik risklerden ve finansal piyasa oynaklığından koruyacaktır.

Türkiye’nin hangi alanlarda yapısal reformlara öncelik vereceği konusunda hem resmi kurumlarda hem de iş dünyasında ortak bir anlayış mevcuttur.

Bu noktada geliştirilmesi gereken alanları; Kurumlar, Eğitim Kalitesi ve İstihdam Piyasası olarak 3 ana başlıkta sıralayabiliriz. Kurumlar açısından; yargı bağımsızlığı, anlaşmazlık halinde kanunların yeterliliği, küçük yatırımcının korunması ve fikri mülkiyet hakları öne çıkmaktadır. Eğitim ve istihdam piyasası açısından; çağdaş ve bilimsel bir eğitim sitemi ile nitelikli mesleki eğitim, iş dünyasında kadın istihdamı ve kadınların çok yönlü güçlendirilmesi, gençlerin uzun dönemli istihdam becerilerinin geliştirilmesi ile genç istihdamı üzerine yeni politikalar üretilmesi gerekmektedir. İş Ortamı, iş yapma kolaylığı, kayıt dışı ile etkin mücadele, vergi oranları ve KOBİ merkezli politikaları yeni dönem reformlarının odak noktası olmalıdır.

Türkiye ekonomisinde girişimciliğin yüzde 99’unu KOBİ’lerin oluşturduğunu göz önüne aldığımızda, büyümenin kalitesini artıracak her reformun temelinde KOBİ’lerin de yer alması gerekiyor. 2018’de büyümede kalite ve verimliliği geçerli kılabilmek için bu yıl basın bültenleri ile başta Balıkesir kamuoyu için vurguladığımız “Balıkesir özelinde değerlendirmelerde” eğitim odaklı, yaratıcılık odaklı çalışmaların desteklenmesi, kayıt dışı istihdamı ve işgücü maliyetini azaltacak prim teşviklerinin desteklenmesi, çocuk/yaşlı bakımı ve kreş fonunun hayata geçirilerek kadınların işgücüne katılımının artırılması önerilerimizin hayata geçmesi önem taşımaktadır.

Öte yandan içinde bulunduğumuz dönemi geçmişten ayıran en önemli özellik, dönüşümün hızı, derinliği, ekonomik, sosyal, yönetişim ve bireysel alanlarda yarattığı derin etkilerdir. Yeni bir sanayi devrimi olarak da adlandırılan bu dönem, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için önemli bir fırsat yaratmaktadır.

BASİAD’ın “Uzun Vadeli Rekabet Avantajını Artırmak İçin Yeni Nesil Yapısal Reformlar” olarak adlandırdığı alan; teknolojik inovasyon ve dijital dönüşüm sürecinin itici unsurlarını içermektedir. Dijital dönüşüm sadece bilgi ve iletişim sektörü üzerinden görülmemeli; dönüşümün çok boyutlu yapısı ve sektörel darboğazları çözme etkisi bütüncül olarak anlaşılmalıdır. Bu yönetişim kabiliyeti, Türkiye’nin Orta Gelir Tuzağı’ndan kurtulması ve yüksek gelirli ülkeler arasında yer alması için kritik bir yetkinlik olacaktır.

Sorunlarımızı 80 milyonun, ortak akıl ve vizyonuyla çözmemiz gerekmektedir. 2018 yılında başta sürdürülebilir büyüme ve verimlilik artışı yoluyla enflasyondan işsizliğe, dış ticaretten cari açığa kadar pek çok alanda ülkemizin 2017 yılından daha iyi bir yıl geçireceğine inanıyoruz. Bu inançla BASİAD olarak çatımız altındaki Balıkesirli iş adamları ile Türkiye için çalışmaya ve Türkiye için üretmeye devam edeceğiz.”

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.